Zeytinyağı alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Marketten bir zeytinyağı seçmek göz korkutucu bir iş olabilir, ancak bazı temel prensiplere uyursanız en taze ve en iyisini bulmak zor değil. Troliva markası olarak mutfağınıza çok yakınız.

Bugünlerde süpermarket rafları birçok çeşit sızma zeytinyağı ile doludur. Onları tatmanın fırsatı olmadan, kalitesini yargılamak imkansız görünebilir. Bununla birlikte, etiketlerini doğru okumayı öğrenmek, her bir yağın arka planı hakkında size biraz fikir verebilir.

Menşei

Yerli marka kullanmanızı tavsiye ederiz. Yabancı ülkelerden ithal edilen zeytinyağlarında işaretlerden anlamıyorsanız kalitesiz yağ alma riskiniz daha fazladır.

Coğrafi İşaretleme

Şişe üzerinde bulunan coğrafi işaretlemeye de dikkat etmelisiniz. Bir ürün veya ürünün ait olduğu bölgenin coğrafi işaretlemeyi alabilmek için Türk Patent Enstitüsü tarafından bir çok değerlendirmeye tabi tutulduğunu unutmayın. Ürün üzerinde coğrafi işaret varsa ürün kesinlikle sınırları Türk Patent Enstitüsünce belirlenmiş coğrafi bölgenin zeytinlerinden elde edilmiştir.

Asit Oranı

Sızma zeytinyağının kalitesini asit oran aralığını kontrol ederek anlayabilirsiniz. Örneğin % 0,8 Sadece sızma, % 0,5 kaliteli, % 0,2  ise yüksek kaliteli demektir.

Şişesi

Koyu renkli cam şişede olanları tercih etmeliyiz. Gün ışığı sızma zeytinyağının içerisinde bulunan klorofili parçalayarak bozulmasına sebep olur. Mantar kapaklı şişelerden de kaçınmalıyız. Çünkü mantar kapaktan giren hava zamanla sızma zeytinyağının oksidasyona uğrayıp bozulmasına sebep olur.

Soğuk Preslenmiş

Bu, yağı zeytinlerden çıkarmak için ısı kullanılmadığını gösterir. Zeytinlere ısı eklenmesi, üreticilerin zeytinlerden daha fazla yağ çıkarmasını sağlar, ancak aynı zamanda iyi bir sızma zeytinyağında övünen hassas tatları ve aromaları eşzamanlı olarak imha eder. “Soğuk preslenmiş”in aslında “soğuk” değil, 27°C’yi geçmeyen bir sıcaklıkta anlamına geldiği unutulmamalıdır.

Yaş

Etikette “presleme” tarihi veya satış tarihi bir yılı geçmemiş olan sızma zeytinyağı şişesi, bu ürünün iyi durumda olduğunu gösterir. Şaraptan farklı olarak, zeytinyağı iyi yaşlanmaz. Düzgün saklarsanız (ışıktan ve sıcaktan uzakta) iyi bir şişe zeytinyağı mutfağınızdayken kokuşmayacaktır. Taze zeytinyağını muhafaza etmek için bir iki ay içinde tükettiğiniz miktarda satın almak iyi bir kuraldır.

Renk

Zengin, derin bir rengi daha iyi lezzet ve kalite ile birleştirme yönündeki doğal eğilimimize rağmen, gerçek zeytinyağı rengi kalitesinin kesin bir hakimi değildir. Aslında, sızma zeytinyağları, koyu yeşil çimenlikten parlak, sarımsı altın rengine kadar değişebilir. Bu fark, yalnızca zeytinlerin preslendiklerindeki klorofil seviyesinden kaynaklanır.

“Saf” ve “Hafif” Zeytin Yağları

Bu zeytinyağları, ısıl işlem görmüş olup pişirme ve ayrıca kızartma için popüler bir seçim olan nötr aromalı bir yağa yol açmaktadır. Bu yağların, hâlâ antioksidan yararları olmasa da, ekstra saf sızma yağı ile aynı sağlıklı yararlara (kolesterolü düşürmek için “iyi bir yağ” olduğu gibi) sahip olduğuna dikkat etmek önemlidir.

Damak zevki

Diyelimki bir defa aldınız, damakta hissettirdikleri neler olmalıdır iyi sızma zeytinyağının? Üstün kaliteli bir zeytinyağının (baharatlı, bitkisel, cevizli, meyvemsi, tereyağlı, bitkisel) sahip olabileceği farklı lezzet profilleri, gözle değil sadece burun ve dilde değerlendirilebilir. İyi bir zeytinyağı her zaman damağınızda “temiz” ve “taze” bir tada sahip olur ve yutulduğunda asla mumsu bir kalıntı bırakmaz. Tatlar, ince ve hatta iddialı olabilir, ancak hiçbir zaman kıtlığı gösterecek şekilde baskın olamaz. İtalyanca kelimesi ‘amato’ (aynı zamanda sevgili anlamına da gelir), üstün kaliteli sızma zeytinyağını yutmanın arzu edilen etkisini tanımlamak için kullanılır: dilinizde başlayan ve ardından ağzınıza geri geçen acımsı bir yüzey. Bu acımtrak yakıcı hissin asitle herhangi bir ilgisi yoktur. Zeytinyağının içinde yüksek miktarda antioksidan olduğunu gösterir. İşte zeytinyağının şifacı, onarıcı ve gençleştirici etkisi buradan gelir.